Meta’nın WhatsApp kullanıcılarının özel yazışmalarının “neredeyse tamamını okuyabildiğini” öne süren dava, ilk olarak Bloomberg tarafından gündeme taşındı. Haberde, ABD Ticaret Bakanlığı yetkilileriyle yapılan görüşmelere ve bazı raporlara dayanılarak, ABD’nin Meta’nın WhatsApp mesajlarına erişip erişemediğini araştırdığı iddia edildi. Ancak bakanlık sözcüsü, bu iddiaların herhangi bir kanıta dayanmadığını belirtti.
Meta ise Bloomberg’in aktardığı iddiaları kesin bir dille reddederek, davadaki suçlamaları “tamamen yanlış ve absürt” olarak niteledi. Şirket, söz konusu iddiaların, gazeteciler ve aktivistlere yönelik casus yazılım geliştiren ve kısa süre önce WhatsApp’ın açtığı davayı kaybeden İsrailli NSO Group’u dolaylı biçimde savunmaya yönelik bir girişim olduğunu savundu.
Geçen hafta Meta’ya dava açan hukuk firması Quinn Emanuel Urquhart & Sullivan, iddiaların Avustralya, Brezilya, Hindistan, Meksika ve Güney Afrika’dan ismi açıklanmayan muhbirlere dayandığını ileri sürdü. Aynı hukuk firması, ayrı bir dosyada ise NSO Group’u, geçen yıl bir ABD federal mahkemesinin Pegasus casus yazılımının 1400’den fazla WhatsApp kullanıcısına karşı kullanılarak hizmet şartlarının ihlal edildiğine hükmettiği ve şirketi 167 milyon dolar tazminata mahkûm ettiği kararın temyiz sürecinde temsil ediyor.
Meta sözcüsü Carl Woog, yaptığı açıklamada, “Sırf manşet üretmek amacıyla açılmış, dayanaksız bir dava nedeniyle Quinn Emanuel’e karşı yaptırım talep ediyoruz. Bu, gazetecileri ve kamu görevlilerini casus yazılımla hedef alan faaliyetleri durdurulan NSO’nun yeniden alan kazanmasına yardımcı olmaya çalışan aynı şirket” ifadelerini kullandı.
Quinn Emanuel ortağı Adam Wolfson ise, temyiz sürecinde NSO’yu savunmalarının, dünya genelindeki WhatsApp kullanıcıları adına açtıkları davanın dayandığı bilgilerle herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu.
Dava hakkında görüş bildiren güvenlik mühendisliği profesörü Steven Murdoch, iddiaları “tuhaf” olarak nitelendirdi. Murdoch, suçlamaların büyük ölçüde muhbirlere dayandığını, bu kişilerin kimlikleri ve güvenilirlikleri hakkında yeterli bilgi bulunmadığını belirterek, “İddiaların doğru çıkması beni şaşırtır” dedi. Murdoch ayrıca, WhatsApp’ın gerçekten mesajları okuyabilmesi hâlinde bunun şirket içinde çoktan fark edilmiş olacağını ve uygulamanın itibarını ciddi biçimde sarsacağını vurguladı.
WhatsApp, kendisini uçtan uca şifreli bir platform olarak tanımlıyor; bu sistemde mesajlar yalnızca gönderen ve alıcı tarafından okunabiliyor, aradaki sunucular mesaj içeriğini çözemiyor. Bu yapı, Telegram gibi bazı diğer mesajlaşma uygulamalarından ayrışıyor. Telegram’da mesajlar, kullanıcı ile şirketin sunucuları arasında şifreleniyor; bu durum üçüncü tarafların erişimini engellese de teorik olarak şirketin mesajları çözebilmesine imkân tanıyor.