reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
-0°
Kangal Gündem Gazetesi | Genel | 4 Milyon TL'si Olana "Altın Anahtar": Lüksün Eski Adresinde Yeni Dönem.

4 Milyon TL'si Olana "Altın Anahtar": Lüksün Eski Adresinde Yeni Dönem.

Pasifik Okyanusu’nda yalnızca 21 kilometrekarelik alana yayılan Nauru, geçmişte kişi başına düşen geliriyle dünya gündemine oturmuştu. Fosfat zenginliği sayesinde refah yaşayan ada, yıllar içinde ekonomik ve çevresel krizlerle karşı karşıya kaldı. Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu ve yaşam alanlarının daralması ülkeyi köşeye sıkıştırdı.

Pasifik Okyanusu’nda yalnızca 21 kilometrekarelik alana yayılan Nauru, geçmişte kişi başına düşen geliriyle dünya gündemine oturmuştu. Fosfat zenginliği sayesinde refah yaşayan ada, yıllar içinde ekonomik ve çevresel krizlerle karşı karşıya kaldı. Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu ve yaşam alanlarının daralması ülkeyi köşeye sıkıştırdı.

MUHABİR: Haber Merkezi

Madenlerden Kalan Boşluk, Vatandaşlıkla Doluyor: Nauru’nun Hazin Ekonomi Hikayesi.


Fosfat sayesinde dünyanın en zengin ülkeleri arasına girmişti

20. yüzyılın başlarında keşfedilen fosfat yatakları, Nauru’nun kaderini tamamen değiştirdi. Britanya ve Almanya tarafından işletilen madenler, uzun yıllar boyunca ada ekonomisinin temel gelir kaynağı oldu. Bağımsızlığın ardından fosfat kontrolünü devralan yönetim, kısa sürede olağanüstü servet birikimi sağladı.

1980’li yıllara gelindiğinde uluslararası basın, Nauru’yu 'dünyanın en küçük ve en zengin demokrasisi' olarak tanımlıyordu. Kişi başına düşen gelir, petrol ihracatçısı ülkeleri geride bırakmıştı. 

Ferrari ve Lamborghini gibi spor otomobillerin ithal edildiği, özel uçaklarla alışveriş seyahatleri yapıldığı aktarılıyordu. Ancak fosfat rezervlerinin sınırlı olması, refah döneminin de sınırlı kalmasına yol açtı.

Fosfat tükendi, ada ekonomisi çöktü

1990’lı yıllarla birlikte fosfat kaynakları hızla azalmaya başladı. Gelirlerin düşmesi, plansız harcamalarla birleşince ekonomik yapı çözüldü. 2000’li yılların başında devlet borçlarını ödeyemez hale geldi, ülke dış yardımlara bağımlı duruma düştü.

Madencilik faaliyetleri ada yüzeyinin yaklaşık yüzde 80’ini yaşanamaz hale getirdi. Nüfus, kıyı şeritlerine sıkıştı. Deniz seviyesindeki artış, fırtına dalgaları ve kıyı taşkınları yaşam alanlarını doğrudan tehdit etmeye başladı. 

Araştırmacılar, Pasifik’te deniz seviyesinin küresel ortalamanın üzerinde yükseldiğini vurguluyor. Ada halkının önemli bölümü, evlerini ve tarım alanlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.

105 Bin Dolarlık Bilet: Fosfat Zengini Ada, İklim Krizine Karşı "Vatandaşlık" Kalkanı Kuruyor.

 

105 bin dolarlık pasaportla iklim krizine karşı kaynak aranıyor

Nauru yönetimi, iklim krizine karşı çözüm üretmek amacıyla yatırım yoluyla vatandaşlık programını devreye aldı. Program kapsamında 105 bin dolar ödeyen kişiler, Nauru pasaportu alma hakkı kazanıyor. Güncel kurla yaklaşık 4 milyon TL’ye denk gelen ücretin, ülke nüfusunun yüzde 90’ını daha yüksek ve güvenli bölgelere taşıyacak yeni yerleşim alanları için kullanılması planlanıyor.

Nauru pasaportu, Birleşik Krallık, Hong Kong, Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil 89 ülkeye vizesiz giriş imkanı sunuyor. Yetkililer, ağır suç geçmişi bulunan kişilerin programa kabul edilmeyeceğini ve denetim sürecinin uluslararası kurumlarla birlikte yürütüleceğini açıkladı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...