Engin ABUŞ


NOKTA KADAR MENFAAT İÇİN…

NOKTA KADAR MENFAAT İÇİN…


1986 - 1989 yılları ortaokul öğrencisiyiz. Çocukluk çağlarımızın sonları. O dönemde ortaokul, lise öğrencisi olanlarımız daha iyi bilirler bir edebiyat öğretmenimiz vardı. Şahsiyeti sağlam, milli, manevi duyguları kuvvetli ve o yaşlardaki öğrencilerin öğrenimi yanında en çok da eğitimine önem veren, ahlak sahibi olmasına inanan ve inandığını uygulamaya çalışan bir eğitimci. Bizlere Mehmet Akifleri, Nasreddin Hocaları, Necip Fazılları sevdiren hocamız Süleyman TOTOMA.
 
Ağaç yaşken eğilir sözünün doğruluğunu ispat edercesine ellerinde eğildiğimiz Süleyman Hocamız eğitimciliği sevdiği kadar bizlere ders verir nitelikte benzetmeler ve kısa kısa özlü sözleri kullanmayı da çok severdi. Yeri geldiğinde bunları o kadar güzel kullanırdı ki artık söyleyecek söz kalmazdı. Hocamızın kullandığı bu sözler hala birçoğumuzun aklındadır eminim. Ama içlerinden bir tanesi var ki üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen hala aklımdadır. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmeyin . Çocukluk dönemleri tabi ki; çoğu konuları, sözleri gereği kadar kavrayamıyor, ciddiye almıyor o zamanlar insan. Ama belirli bir yaşa, olgunluğa gelindiğinde, olayların oluşumunu ve sonuçlarını görmeye, etrafınızda olup bitenleri kavramaya başladığınızda ne demek istediğini anlıyorsunuz yavaş yavaş hocamızın söylediklerinden.

Belki her dönemde vardı bizler farkında değildik, belkide günümüzde çıkar ilişkileri daha çok olduğundan mıdır nedir bu cümle daha çok tekrar eder oldu kafamda. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmek .  Sadece belirli bir zümreye hitap etmiyor aslında bu söz. Hayatın her alanında yaşananları gördükçe alanının ne kadar geniş olduğu üzüyor insanı. Bir statüyü yada makamı elde etmek yada devamını sağlamak, küçük te olsa bir çıkar için eğilmek toplumumuzun, sosyal yaşantımızın, meslek hayatımızın ne kadar bozulduğunu bizlere göstermektedir.

Hangi makam hangi mevkii, hangi çıkar eğilmek kadar şahsiyetsiz bir davranışı insana sergiletebilir ki?  Üstelik bir insanın virgül gibi eğilmesinin ekonomik durumu ile de alakası yoktur, en fakirinden en zenginine ve orta hallisine kadar herkeste görülebilecek bir hastalıktır. Bundan sonrası daha feci bir durumdur ki artık kralcılık başlamıştır. Çünkü ona eğilmesini söyleyen ses bir daha seslenecektir ama sen borçlusun .

Başarı, makam ya da mevkiinin elde edilmesi yada sürdürülmesi için her yolu mubah görme düşüncesi de içimize sinmeye başladı maalesef. Virgülleşerek elde ettiğimiz büyük gibi görünen küçük çıkarlar, adı ne kadar da büyük olursa olsun bu şekilde elde ederek küçülttüğümüz makamlar yanlarında insanları da küçültmektedir aslında.

Çıkar uğruna değer yargılarımızın birçoğundan vazgeçer olduk maalesef. Oysa bizler Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum. Kesilir belki ama eğmeye gelmez boynum diyen bir neslin devamı değimliyiz?

Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilme değil Elif gibi dosdoğru olabilmek niyetiyle…