Hayalleri gerçeğe dönüştüren lider: Erbakan
Tarih: 14.3.2019 08:59:10 / 465okunma / 0yorum
Sabri GÜLTEKİN

29 EKİM 1926´da Sinop´ta dünyaya gelen Mehmet Sabri ve Kamer´den olma Necmeddin Erbakan yaşadığı her dönemde bir yıldız gibi parladı. O´nun çevresine dağıttığı şûleler nasibi olan herkesi aydınlattı.

Babası Ağır Ceza Reisi olan Erbakan´ın çocukluğu Sinop, Kayseri ve Trabzon´da geçti. İlkokul döneminde zeki bir öğrenci olduğunu kanıtlayarak kendisinden söz ettiren Erbakan, 1932 yılında hayatında önemli bir yere sahip olan İstanbul´a taşındı. İstanbul Erkek Lisesi´ndeki eğitimini çok başarılı bir şekilde tamamladı. O kadar ki, okulda gerçekleştirdiği “ilk”ler; mezun olduktan yıllar sonra bile öğretmen ve öğrenciler arasında gıpta ile bahsedilir oldu.

Türkiye´nin en genç doçenti oldu
Üniversiteye giriş sınavında gösterdiği üstün başarıdan dolayı İstanbul Teknik Üniversitesi´ne ikinci sınıftan başladı. Üniversiteyi birincilikte bitiren Erbakan, mezun olduğu üniversitede arkadaşlarına hocalık yapan ilk eğitimci olma unvanını da kazandı.

1951 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Motorlar Kürsüsü gösterdiği başarılardan dolayı 1951 yılında bilimsel çalışmalar yapmak üzere Almanya´ya gönderildi. Aachen Teknik Üniversitesi´de yaptığı çalışmalarla, bilim çevresinde büyük yankı uyandırdı. Araştırmaları dikkatle izlenen Erbakan, Alman sanayii devi Deutz Motor Fabrikası´ndan teklif alarak Leopard tankları ile ilgili çalışmada başmühendislik görevini yürüttü.

2. Dünya Savaşı´ndan sonra, Alman üniversitelerinde ilk görev yapan Türk ilim adamı olma sevincini de yaşayan Erbakan, 1953 yılında Türkiye´ye döndü. 27 yaşında doçentlik tezini başarıyla vererek Türkiye´nin en genç “doçent”i olma bahtiyarlığını yaşadı.

Millî sanayinin ilk hamlesini başlattı
Kısa bir süreliğine tekrar Almanya´ya giden Erbakan, artık Türkiye´de, millî sanayii için bir şeyler yapmanın vakti geldiğini düşünmeye başladı. 1 Temmuz 1956 yılında Türkiye´ye döndüğünde, millî sanayinin ilk hamlesi olan Konya´daki Gümüş Motor Fabrikası O´nun düşlerini hayata geçirdiği ilk faaliyeti oldu. Fakat bu yeterli değildi. Durmak yoktu ve yola devam etmek gerekirdi.

Bu dönemde, Teknik Üniversitesi Motor Kürsüsü Öğretim Üyesi olan Erbakan, 1960´da Ankara Sanayi Kongresi´nde yaptığı konuşmada “yerli otomobil” fikrini ortaya attı. Bu fikir; dönemin askerlerinin yoğun ilgisine mazhar oldu. Ve Erbakan´dan konuyla ilgili bir brifing vermesi talebinde bulunuldu. Erbakan´ın Millî Savunma Bakanlığı´nın Konferans Salonu´nda verdiği brifing, kendisini dinleyen yaklaşık 200 generali duygulandırdı ve gözyaşlarına boğdu. İleri sürülen proje dahiceydi ve hiç vakit kaybetmeden hayata geçirilmeliydi.

4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel´in de onayıyla, Eskişehir Demiryolları Cer Fabrikası´nda yerli otomobil için gerekli faaliyetler başlatıldı. Türk mühendislerin başarılı ve heyecanlı çalışmaları kısa sürede meyvesini verdi ve ilk yerli otomobilimiz olan “Devrim Otomobili” üretildi.

Devrim Otomobili´ne  sabotaj yapıldı
Fakat, ne yazık ki, 29 Ekim Cumhuriyet töreninde büyük bir heyecanla görücüye çıkartılan Devrim Otomobili; Türkiye´nin kalkınmasını istemeyen iç ve dış mihrakların sabotesine (depoya benzin konulması unutuldu!) maruz kalarak, seri üretimi yapılamadan kaderine terk edildi. Bu başarısızlığı(!) dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarihe geçen şu ifadeyle özetedi: “Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla deposuna benzin koymayı unuttuk.”

1965 yılında Profesör olan Erbakan, 1966´da Odalar Birliği Sanayii Dairesi Başkanı, daha sonra Genel Sekreterlik ve 1968 yılında ise Odalar Birliği Başkanı oldu. İşte bu süreçte, hiçbir kanunî dayanak bulunmamasına rağmen, Süleyman Demirel ve eyyamcıları tarafından polis zoruyla Odalar Birliği Başkanlığı görevden uzaklaştırılan Erbakan, artık mücadelenin, siyasi irade ile mümkün olacağına kanaat getirdi...

Odalar Birliği´nden  siyaset sahnesine...
Odalar Birliği dönemi kapanmış, siyasi mücadele başlamıştı artık... Millî Görüş davasını tek kişilik ordu gibi yüklenen Prof. Dr. Necmeddin Erbakan, 1969 Genel Seçimleri´nde Konya´dan bağımsız milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi´nin kapılarını araladı.

Ve ardından kısa bir süre sonra Millî Görüş davasının ilk partisi olan Millî Nizam Partisi´ni 24 Ocak 1970´de kurdu. MNP, 1971 yılında antidemokratik bir şekilde kapatıldı. “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz” (Âl-i İmrân Sûresi, 139) emri gereği yeni bir sefere çıktı.

Kıbrıs halkını Rum zulmünden kurtardı
11 Ekim 1972´de Millî Selamet Partisi´ni kuran Erbakan, 1973 Genel Seçimleri´nde 48 milletvekili ve 3 senatörlük kazanarak 51 parlamenterle Meclis´e girdi.

Erbakan bu dönemde CHP ile hükümet ederek Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı´nda bulundu.

Erbakan 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı´nın emrini vererek adaya barışın gelmesini sağlayarak “Kıbrıs Fatihi” oldu. Daha sonra 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan 3´lü koalisyonda da aynı görevini devam ettiren Erbakan, 4 yıl süreyle hükümet ortağı oldu. Ve bu dönemdeki hizmetleri tarihin altın sayfalarında yerini aldı. MSP, 1980 yılında antidemokratik bir şekilde kapatıldı. O, “iman varsa imkân vardır” düsturuyla milletinin umudunu yeşertmeye devam etti.

Türk siyasetinde yeni bir dönem başlıyor
Türk siyasetinin önemli yapı taşlarından birini oluşturan Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, bütün antidemokratik girişimlere rağmen inancından zerre kadar taviz vermeyerek yoluna devam etti.

Yasaklı Erbakan Eylül 1987 referandumuyla birlikte yeniden siyasi haklarına kavuşunca, 19 Temmuz 1983´de kurulan Refah Partisi´nin genel başkanlığına seçildi. (11 Ekim 1987) 20 Ekim 1991 Genel Seçimleri´nde Konya´dan yeniden milletvekili oldu. Erbakan, 1995 Genel Seçimleri´nde tekrar Konya´dan milletvekili seçilerek Meclis´e girdi. RP, oy patlaması yaparak Türkiye´nin en büyük partisi olduğunu ispatladı.

Artık Türk siyaseti yeni bir döneme giriyordu. 53. ANAYOL Hükümeti´nin Başbakanı Mesut Yılmaz, Refah Partisi adına Genel Başkan Necmeddin Erbakan verdiği gensoru ile istifasını vermek zorunda kalıyordu.

1995 seçimlerinde yüzde 21,38 oy oranıyla birinci parti olan Refah Partisi, 1997´de hükümeti kurmakla görevlendiriliyordu. Bir dizi görüşmeden sonra takdiri ilahiye bakın ki, Necmeddin Erbakan kendisinin “kerhen” destek verdiği “Milliyetçi Cephe Hükümeti”ne benzer bir durumla karşı karşıya kalıyordu. Keş Dağları´nda uğradığı suikastta şehit düşmeden kısa bir süre önce, “Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için; bu kadar fırıldak olmaya gerek yok!..” diyerek hayat düsturunu özetleyen Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu´nun verdiği “kerhen” destekle 54. Refahyol Hükümeti kuruluyor, Erbakan başbakanı oluyordu.

Refahyol Hükümeti´nin 28 Haziran 1996 tarihinde iktidar olmasıyla birlikte hortumları kesilmeye başlayan rantiyeci çevreler bir kaşık suda fırtına kopartmaya başlıyordu.
    

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Özgürlük Savaşçısı Muhammed Ali (05 Şubat 2019 - Salı)
İnternet nesli depresyonda (22 Ocak 2019 - Salı)
Hoş geldin Ey Sevgili!.. (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Sarayburnu eski günlerini arıyor (19 Kasım 2018 - Pazartesi)
Biz Osman Bey´in rüyasıyız (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Marka İlçe Kangal (02 Ekim 2018 - Salı)
Medeniyetlerin kalbi Sivas´ta atıyor (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Allah sevgisini ispatlama imtihanı (02 Eylül 2017 - Cumartesi)
KÜFÜR TEK MİLLETTİR (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
YAZICIOĞLU´NUN KEMİKLERİ SIZLIYOR (26 Mart 2017 - Pazar)
"Kanlı mı olacak, kansız mı?" (02 Mart 2017 - Perşembe)
Erbakan´dan hükümete kerhen destek (28 Şubat 2017 - Salı)
Kapitalizmin soytarısı geliyor... (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
Mehmed Akif´e vefasızlık (30 Aralık 2016 - Cuma)
Bir ölür, bin diriliriz (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Halep´te kıyamet yaşanıyor (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Münir Özkul´u nasıl bilirsiniz? (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
İsmaillerimizi kesmeliyiz! (13 Eylül 2016 - Salı)
Hac Arafat´tır (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
Rahmet nehirleri Hicaz´a akıyor (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Ey oruç, tut bizi!.. (06 Haziran 2016 - Pazartesi)
AHİRET YURDUNDA BULUŞTULAR (20 Mayıs 2016 - Cuma)
İstanbul´da şenlik var (10 Nisan 2016 - Pazar)
GÖNÜLLERE DOKUNACAK (01 Nisan 2016 - Cuma)
Çivisi Çıkmış Dünya (20 Mart 2016 - Pazar)
Sevgi gönül cennetinin anahtarıdır (14 Şubat 2016 - Pazar)
Hoş geldin Ey Sevgili!.. (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
Şekerci Han kaderine terk edildi (08 Aralık 2015 - Salı)
YENİ TÜRKİYE ABLUKA ALTINDA (28 Ekim 2015 - Çarşamba)
AYLAN BEBEĞİN FOTOĞRAFI MiZANSENDi! (25 Eylül 2015 - Cuma)
Safları düzeltelim lütfen!.. (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
HA "KIZIL SULTAN" HA RECEP TAYYİP ERDOĞAN! (15 Nisan 2015 - Çarşamba)
Aynı ocaktan ısınan Kalem Efendileri (02 Nisan 2015 - Perşembe)
Mezarlık manzaralı dünya (24 Mart 2015 - Salı)
Ve nihayet 28 Şubat’ın acıları diniyor (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Şehirlerin ruhu, mimarların ufku (13 Şubat 2015 - Cuma)
Yeni yıl efsaneleri (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Dinle ey gönlü gönlüme uyan!.. (25 Aralık 2014 - Perşembe)
“Üst Akıl” gelişmelerden rahatsız (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
En çok kimi seviyorsun?.. (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
SİVAS`IN ULU CAMİLERİ (27 Eylül 2014 - Cumartesi)
STRESİN ŞİFASI KÜLCÜLER’DE (19 Eylül 2014 - Cuma)
The Marmara’da sansür... (05 Ağustos 2014 - Salı)
Oruç, Kur’an ve ibadet ayı Ramazan (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
REYYAN KAPISI ARALANIYOR (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
YERİNİ TUTAR ADAM BULUNAMAYAN VEZİRİÂZAM (25 Haziran 2014 - Çarşamba)
CAMİ İLE TÜRBE ARASINDA İÇKİ SERVİSİ (21 Haziran 2014 - Cumartesi)
ZEYREK’İN GİZEMLİ SIRLARI (10 Haziran 2014 - Salı)
İSTANBUL ÖMRE DEĞER (06 Haziran 2014 - Cuma)
FİLİSTİN’İN ÖZGÜRLÜK TAPULARI (30 Mayıs 2014 - Cuma)
“OKU”MAYI UNUTTUK! (27 Mayıs 2014 - Salı)
Nefessiz mâtem... (21 Mayıs 2014 - Çarşamba)
Ölülerine kıymet vermeyenler... (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Düşlerimizi süsleyen derviş (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
“OKU”MAYI UNUTTUK! (12 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Hz. Peygamberi ağlatan olay (12 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Türkiye kurtlar sofrasında (10 Nisan 2014 - Perşembe)
Başbakan abluka altında (15 Kasım 2013 - Cuma)
Cambaza Bak Cambaza Devrimi (30 Temmuz 2013 - Salı)
İstanbul’un Nadide İncileri: Adalar (30 Temmuz 2013 - Salı)
Fethin Boğaz’daki mührü (07 Mayıs 2013 - Salı)
Yazıcıoğlu hâlâ üşüyor!.. (29 Mart 2013 - Cuma)
Aşkı Nebi ve Zikir Taneleri (07 Şubat 2013 - Perşembe)
Âkif’in kemikleri sızlıyor!.. (03 Ocak 2013 - Perşembe)
Erbakan’la hasbihal (16 Kasım 2012 - Cuma)
Kutsal Yolculuk Başlıyor (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Minarenin alemi yok(oluyor) (29 Ağustos 2012 - Çarşamba)
Neredesin ey Ömer, çık gel artık! (28 Ağustos 2012 - Salı)
Aşk vefa, vefa ise iman ister (11 Nisan 2012 - Çarşamba)
Sevgi ve aşka dair… (22 Şubat 2012 - Çarşamba)
Hoş geldin, manevi iklimin nûru... (12 Ağustos 2011 - Cuma)
Cemaate hasret cami (19 Temmuz 2011 - Salı)
Her şey aslına rucû edecek... (29 Haziran 2011 - Çarşamba)
Âkif`in hâtırası saygı ve ilgiye muhtaç (29 Haziran 2011 - Çarşamba)
`Cihad edilmeyen yerde İslâm yaşamaz` (29 Haziran 2011 - Çarşamba)
Ölümüyle ders veren adam! (10 Mart 2011 - Perşembe)
Kâinatın dirilişi... (21 Nisan 2010 - Çarşamba)
Kâinatın dirilişi... (08 Nisan 2010 - Perşembe)
İki yazar, iki eser (21 Şubat 2010 - Pazar)
Sevgili... (31 Aralık 2009 - Perşembe)
Sayfa:
Kangallı Şairlerin Dilinden
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Nice alimler vardır ki, hakiki bilgiden, hakiki irfandan nasipleri yoktur. Bunla bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

Mevlana
Etin pişerken dağılmaması için suyuna birkaç damla sirke koyun. Etin suyunun berrak olması için üstünde oluşan köpüğü bir kevgir ile temizleyin.

Et Yemekleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları