Ercan C. TUNCER


GÜNCELLEME

Malum artık cebimizde taşıdığımız akıllı telefonlarımız varlığıyla ülkemizin refah, milli ekonomimizin gelişmişlik düzeyini gösteriyor.


Sadece varlığı değil varlığının doğal sonucu aylık giderleri ile de ayrıca bir ekonomik gösterge konusu. Sosyal medyadaki amcaların yerinde olsam, geçinemiyorum diyenin cep telefonuna değil aylık telefon faturasına bakardım.

Örneğin son faturama baktığımda kullanım bedeline ek toplamda yüzde 30 oranında neredeyse 4 farklı vergi kalemi barındırdığını gördüm. Vergiler kazancın da bir göstergesidir. Kurumlar vergisi ve gelir vergisi oranları cep telefonu kullanım vergisi oranlarından daha düşük. Bu da haliyle kullanıcısının ekonomik koşullardan şikâyet etme hakkını elinden alıyor kimilerince.

Geçenlerde cep telefonu operatörümden aradılar. Müşteri hizmetleri ya da satış pazarlama departmanında çalışan genç arkadaşlardan biri. Yıllık aboneliğimin bitmesine iki ay kalmış ancak şimdiden yenilemem gerekiyormuş. Gerekçesi de yılbaşında yapılacak güncellemelerden beni korumak. Bu güncellemeler nedir diye sorduğumda vergi artışları olabilir dediler. Doğruysa mı daha vahim yoksa yanlışsa mı -gençlerin yalan söylemeyeceğini düşündüğümden böyle yazdım- bilemediğimden yıllık aboneliğimi yeniledim. Benim gibi on binler hatta yüz binler olduğuna eminim. Şirketlerin iş içinde iş yaptığı bir düzenin emekçilerine de ayrıca kolaylıklar dilemeye gerek yok zira ekonomik politikalar yarattığı güvensiz ortam vesilesiyle herkesin maharetince kendi payına düşeni almasını sağlıyor gibi. Bu arada internet hattım için aynı gerekçeyle -GÜNCELLEME- arayıp aboneliğimi erken yenilemek isteyen genç arkadaşı reddettim; eminim en kısa zamanda tekrar arayıp bir şekilde beni ikna etmeye çalışacaklardır.

‘’Doğa gençlere kuvvet, yaşlılara hikmet verir.’’ Aristoteles

Doğa, ekonomiyi cep telefonu markasına indirgeme sığlığından kurtulmak isteyene kuvvet, para kazanma yolunda tercih yapmak üzere olanlara da hikmet versin diyelim.

Ben bu yazıyı yazarken ABD para birimi dolar 10,00 TL’ye, AB para birimi euro 11,50 TL’ye dayandı, siz okurken nerede olurlar bilemem; ancak daha fazla yükselmelerini de dilemem elbette.

Bu yaz farklı ülkelerden turistlerle sohbet imkânım oldu. Bizde yüz bin dolara satılan arabayı Azerbaycan’da Kazakistan’da otuz bin dolara alıyorlarmış. Tabii bizde otuz bin dolar olanı da on bin dolara.

Avrupa’dan gelmiş bir aile beş yıldızlı otelde her şey dahil bir hafta tatil yapıyor. Ne iş yaptığını sordum, inşaat işçisiyim dedi. Emeğinin karşılığında mecburi harcamaları yanında tasarruf edebilecek kadar gelir elde etmesi, parasının değerinin de nispeten yüksek olması bu imkanları sağlıyor elbette.

Yurt dışında yaşayan, ülkemiz vatandaşı gurbetçilerimizle de sohbet etme fırsatımız oldu. Onca yolu araba ile gelen gurbetçilerimiz var ve haklı olarak diyorlar ki Türkiye’deki politikalardan memnunuz özellikle otoyollar sayesinde güvenli seyahat ediyoruz.

Aslında tabii ki biz de memnunuz otoyollardan. Ancak bize biraz pahalıya geliyor. Eski hazine ve maliye bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın, gazeteci Ahmet Hakan’la röportajında gayet açık bir biçimde ifade ettiği üzere biz dolarla maaş almıyoruz.

Mesela lise öğrencisi gurbetçi diyor ki ben üniversiteye de gurbette gideceğim çünkü sonrasında iş bulma derdi yok. Türkiye’ye dönerse okusa da iş bulamayacağını düşünüyor.

Son iki seçimin yurt dışı oylarına baktığımda istikrarlı biçimde mevcut yönetimin desteklendiğini gördüm. Ebeveynlerinin ülkemizin geleceğini şekillendirecek yöneticileri tayin hakkı olan çocuklar anlaşılan ebeveynlerinin tercihlerinin sonuçlarına karşı temkinli yaklaşıyorlar.

Güven; istikrarlı ve ayağı yere basan siyasi, askeri ve ekonomik iç ve dış politikaların neticesinde kendiliğinden oluşuyor. Ülkemiz yurt içinde ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşları ile bir bütündür ve topyekûn çaba neticesinde dünya devletleri arasında söz sahibi olarak yerini alacaktır. Ülkemizde ve yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımızın karşılıklı olarak birbirini anlayabilmesi son derece önemlidir.

Ülkenin ekonomik koşulları, eğitim kalitesi, adaletin tesis edilmiş olması ve devletin dışarıya karşı evrensel bir dil kullanabilmesi açısından son derece önemli olan Laik yaklaşım anlayışının benimsenmesi, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın yaşadıkları ülkelerde hakkettiği itibarın tesis edilebilmesinin en önemli şartlarındandır.