Prof. Dr. Hulusi Koçak


Çalışmadan Devletten Beslenmek


İnsanlar çalışır, üretir, oradan para kazanır ve devlete vergisini verir. Devlet bu vergiyi vatan için, millet için daha iyiye gitme yönünde kullanır. Ülkenin müreffeh hale gelmesiyle herkes çalışma ve kazanç şartlarına göre durumdan fayda sağlar. Bu yönde yasalar yapılır, yasaların da dürüstçe işlemesi beklenir. Ama son yıllarda ülkemizde siyaset etkinliğinde; çalışmadan, üretmeden geçim sağlama göze batar hale gelmiştir.                                                   

Büyük şehirlerdekiler de dahil bir kısım insanlar İş-Kur üzerinden azımsanmayacak sayıda asgari ücretle beslenmektedir. Üretim yok, toplum yaşam ortamına katkı yok. Bu insanlar böyle bir geçimi bulmuşsa neden çalışsın, neden üretsin, neden iş arasın? Ama o insanlar bilmiyorlar ki bu yöntemle sadece karınlarını doyuruyorlar. Çocuklarına, nesillerine gelecek vadetmeden sadece kendi karın tokluklarını düşünüyorlar. Bu durum vatanseverlikle, milliyetçilikle bağdaşmaz. Evet; burada inanç ahlakından da bahsedilemez.                                                                                    

Devlet üst kademelerinde üst kademe yardımcılarına, danışmanlara, merkeze alınmış bürokratlara, kadrosu olup görevi olmayan on binlerce yüksek devlet maaşı alanlara aldırmazlık da siyasi ahlakın varlığını doğrulamaz.                       

Yeterli mühendislik çalışmaları olmadan büyük yatırımlara girmek, yatırımları yarım bırakmak, yapılmakta olan yol sorun çıkardı bu taraftan tekrar yol yapmak, o hastanede sorun çıktı bir hastane daha yapmak yatırım ahlakiyle bağdaşmaz.                                                                                                                     

Ülkede hayvancılığı, tarımı bitirip adını bilmediğimiz ülkelerden et almak, oralardan hububat ticareti yapmakla halkın gereksinimlerini karşılıyoruz savunmalarını ahlaklı bulmak da doğru olmaz.                                            

Hele de birçok konuda olduğu gibi meseleleri bozup, bozup sonra düzeltmeye çalışmak ve bunu yandaş medya etkinliğinde halka yedirmeğe çalışmak yürütme, siyaset, ticaret, inanç, vatanseverlik, milliyetçilik ölçüleriyle hiç bağdaşmaz.