BİLİM KURUMLARIMIZ GÖREVLERİNİ YAPIYORLAR MI?
BİLİM KURUMLARIMIZ GÖREVLERİNİ YAPIYORLAR MI?
Tarih: 22.2.2012 00:00:00 / 11081okunma / 0yorum
Prof. Dr. Hulusi Koçak

BİLİM KURUMLARIMIZ GÖREVLERİNİ YAPIYORLAR MI?


 


Üniversiteler, bilimsel veriler altında dünya ve ülke meselelerinde durumdan vazife çıkaran, birikimlerini toplumla paylaşan, sorunlara çözümler sunan, sonuca gitmede düşünce eylemini kullanan en gelişmiş ve en önemli bilim kurumlarıdır. Onlar, edindikleri yüksek değerlendirme gücünü, sosyal ve beşeri bilimler aracılığıyla ülkelerine yansıtamıyorlarsa toplumla aralarında bir iletişim sorunu yaşadıklarını ya da yönü ülke gerçeklerine dönük insan yetiştirmede yetersizliklerinin olduğunu düşünmek gerekir. Ülkemiz üniversiteleri için bu her iki durumun da var olduğu kanaati hakimdir. "Mum Dibini Işıtmıyor" deyimini doğrularcasına!


Sadece şehircilik, sadece imarsız, dayanıksız yükselen binalar için değil genetiği değiştirilmiş yurdumuz tarımı için de suskunluklarını koruyorlar. Orta doğuyu besleyen ülke hayvancılığı kaybolurken, bavul ticaretiyle komşu devletlerden gelen enfekte et ticaretine, Angus, limuzin hayvan ithalatına da bakakalıyorlar.


Yeni bir sağlık sistemiyle hastayı müşteri durumuna sokarak, doktoru hekimlik ruhundan arındıran, onu reçete memuru, ameliyat robotu haline getiren, bilim insanlarını ülkesinde misafir öğretim elemanı yapan sistemi sesli olarak yorumlamıyorlar. Savurgan harcamalarıyla halka şirin görünen, millet hastanelerini kar amaçlı hastanelere dönüştüren, özel sağlık merkezlerine para saçan Sağlık Bakanlığı’nın uygulamalarını bilimsel olarak değerlendirmiyorlar . 


500 civarında faal okul, 324 000 öğrenci ve 5787 öğretim elemanıyla az gelişmiş şehirlerimiz için büyük bir potansiyel olan, günümüzün “Köy Enstitüleri” olabilecek Meslek Yüksek Okullarını ana eğitim kurumları olarak görmeyip, “Her İle Üniversite”,Kendi ilinde üniversiter öğretim” anlayışıyla Muşlu’yu daha Muşlu, Çorumlu’yu daha Çorumlu yapmada maharet gösterecek yeni üniversiteler açılırken bu ülkenin, güzel koy ve köşelerinin eğitim kurumlarına, ülke gençlerinin eğitimine kapalı tutulduğunu fark edemiyorlar. O güzel köşelerde kurulacak eğitim kurumlarında yetişecek geçlere, bu vatanın her köşesinin bu topraklarda yaşayan herkese ait olduğunu hissettirmek için çaba göstermiyorlar.


Dünyada iç denizi olan nadir bir ülke olarak, çok yönlü su ürünleri eğitimi vermeye uygun  Marmara’yı değerlendiremiyor, temiz kalması yönünde mücadele veremiyorlar. Balıkçılıkta Avrupa’yı, Ortadoğu’yu besleyecek Marmara’nın harcanmasına ses çıkarmıyor, görgüsüzlükten olsa gerek; her  kol kalınlığı suya bir su ürünleri enstitüsü açılmasını, eğitim kurumları oluşturmayı da zenginlik sanıyorlar.


Yaşadığı ülkenin gerçeklerinden uzak bir bilim kurumunun üniversite olamayacağını akıldan çıkarmamalıyız. Bir siyasi partinin hakimiyetinde, onun organı gibi çalışan, özgürlüğü olmayan YÖK, TÜBİTAK, TUBA üyeleriyle ülke biliminin itibar kazanamayacağını, ülkesini kollayan bilim adamları yetiştirilemeyeceğini bilmeliyiz. Böyle bir kurumun ülke gençlerine pek de bir şey vermeyeceğini düşünmemiz gerekir. Başımıza birtakım olaylar geldikçe cılız seslerle rektörünün ağzına bakarak mırıldananlardan, tam bir madrabazlık olan üniversite rektörlük seçim sisteminde paye arayanlardan ne beklenebilir ki?


 


Prof. Dr. Hulusi KOÇAK – Pediatrik Nefrolog


drhulusikocak@hotmail.com


0 532 4346231 - ANKARA

Anahtar Kelimeler: 0
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kurtuluşa Giden Yolda Kangal (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
Sivas Ulaşımının İstismarı (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
Sivas Cumhuriyet Meydanı ve Kongre Binası (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Düşman Yaratarak Siyaset Yapmak (01 Ocak 2019 - Salı)
Ülke güvenliği (01 Ekim 2018 - Pazartesi)
İktidarın Hatalarına Karşı (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Sivas´ın Gelişmesi (22 Haziran 2018 - Cuma)
Kadınlarımız Alanda da Olmalı (29 Nisan 2018 - Pazar)
Çalışmadan Devletten Beslenmek (01 Mart 2018 - Perşembe)
EMİN ÖZDEMİR ÖĞRETMENİM (07 Eylül 2017 - Perşembe)
2017 Kangal Festivali (30 Haziran 2017 - Cuma)
EVET- HAYIR (11 Nisan 2017 - Salı)
İSTANBUL VE ANKARA´DA ŞEHİR GÜNLERİ (03 Aralık 2016 - Cumartesi)
Aslına Dön... (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
SİVAS’TA GÖÇÜN DURDURULMASI (24 Ocak 2015 - Cumartesi)
ASİDEF ve BAŞKENTTE SİVAS GÜNLERİ (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
CUMHURBAŞKANINI SEÇERKEN (20 Temmuz 2014 - Pazar)
DÜNYA IŞİT’IN ÜZERİNE ÇULLANMALI! (02 Temmuz 2014 - Çarşamba)
MADEN FACİASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (21 Mayıs 2014 - Çarşamba)
Sivas Belediye Başkanlığı İçin (25 Mart 2014 - Salı)
BELEDİYELERİ DEĞERLENDİRME (16 Mart 2014 - Pazar)
ABD ORKESTRA ŞEFİ, TÜRKİYE KLARNETÇİ (03 Aralık 2013 - Salı)
FAZLASI DA DİĞER SEÇİME Mİ? (10 Eylül 2013 - Salı)
SAĞLAM YAMALI BOHÇA YAPMAK ZOR! (10 Temmuz 2013 - Çarşamba)
ÇÖZÜM MÜ, ÇÖZÜLME Mİ? (29 Mart 2013 - Cuma)
KÜRTLER ŞARK USULÜ HAK ARADILAR (21 Ocak 2013 - Pazartesi)
ODTÜ İÇİN BİR PLAN MI UYGULANIYOR? (02 Ocak 2013 - Çarşamba)
SİVAS AŞ, İŞ KAPILARINI KAYBEDİYOR (17 Aralık 2012 - Pazartesi)
BÜTÇE AÇIĞI, ALTIN HESABI? (16 Kasım 2012 - Cuma)
TOPLUMSAL AYRIŞMA KÖRÜKLENİYOR (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
ON YILDA TERÖR NEDEREDEN NEREYE GELDİ! (28 Ağustos 2012 - Salı)
Kangal Meydanı (11 Ağustos 2012 - Cumartesi)
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI, TÜRKÇE BAYRAMI (07 Haziran 2012 - Perşembe)
SAĞLIKTA İKİLEM (28 Nisan 2012 - Cumartesi)
4+4+4 Eğitim Sistemine Yaklaşım (11 Nisan 2012 - Çarşamba)
RAUF DENKTAŞ’IN ARDINDAN (27 Ocak 2012 - Cuma)
KANGAL’IN RENKLERİ (25 Aralık 2011 - Pazar)
SAĞLIK SİSTEMİMİZ (28 Haziran 2011 - Salı)
KIBRIS`IN GERÇEKLERİ (20 Şubat 2011 - Pazar)
KANGAL TARIMINDA GELİŞMELER VAR MI? (06 Aralık 2010 - Pazartesi)
REFERANDUM -III- (29 Ağustos 2010 - Pazar)
DIŞ İŞLERİMİZDE NELER OLUYOR? (29 Haziran 2010 - Salı)
SİVAS ÖNEMLİ BİR İLDİR (08 Nisan 2010 - Perşembe)
KANGAL`IN ŞENLİK GÜNLERİ (04 Mart 2010 - Perşembe)
KANGAL`DA TRAFİK KAZALARI (01 Ocak 2010 - Cuma)
Sayfa:
Kangallı Şairlerin Dilinden
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.7479
EURO
6.3805
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sirkenin balı bozması gibi kötü huy da amelleri bozar. Güneşin karı erittiği gibi güzel ahlak da günahları öyle eritir.

Hz.Muhammed
Etin pişerken dağılmaması için suyuna birkaç damla sirke koyun. Etin suyunun berrak olması için üstünde oluşan köpüğü bir kevgir ile temizleyin.

Et Yemekleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları