Barbar Modern Medenî
Tarih: 14.11.2018 10:21:10 / 1129okunma / 0yorum
İbrahim Tenekeci

Ibrahim Kalın´ın ilim yolculuğuna 1993 yılından beri yakından şahitlik ediyorum. Onun yüksek emeğine, öğrenme tutkusuna, geniş ilgi sahasına, ilmî sabrına…

Medeniyet adına barbarlıkların sergilendiği bir çağda yaşıyoruz. Medeniyet iddiasının tahakküm, tasallut ve sömürü aracı olarak kullanıldığını görüyoruz.

İbrahim Kalın, barbar, modern ve medenî kavramları üzerinden yeni bir medeniyet okuması yapıyor. (Barbar, Modern, Medenî, İnsan Yayınları, Kasım 2018.) Doğu ve batı kaynakları eşliğinde, bu kavramları geçmişten günümüze getiriyor. Herkes için kapsamlı bir muhasebe öneriyor. Eser boyunca teklif sahibi bir yazarla karşılaşıyoruz. Sadece sorunları göstermiyor, çözüm yollarını da bulmaya gayret ediyor.

İbrahim Kalın´a göre, bir arada yaşamak, insanoğlunun temel ihtiyaçlarından biridir. Bu da ancak ahlâk, adalet, anlayış, dayanışma ve toplumsal insicamın sağlanmasıyla mümkündür. Adalet, kelimeler ve kavramlar dâhil, her şeyin yerli yerinde olmasıdır. Büyüsü bozulmuş günümüz dünyasında, güçlünün kuralları adaletin yerini almış durumdadır.

Barbar Modern Medenî, evveliyatı olan bir kitap. Varlık, idrak, akıl, erdem gibi temel referansların eserde yeniden karşımıza çıkması, hem ilmî devamlılık hem de yazarın neyi aradığını göstermesi açısından önemlidir. Ahlâkla birlikte bunlar, İbrahim Kalın´ın mihenk taşları, yoldaki işaretleri olmuş görünüyor. Buna ‘vadisini bulmak´ da diyebiliriz. Kadim bir söz: İstikamet, en büyük keramettir.

Yazara göre, özgürlük ve özgünlük, medeniyet düşüncesinin vazgeçilmez şartları arasındadır. Bağımsız olmayan toplumların medeniyet kurması düşünülemez. Özgünlük ise marifet kelimesiyle karşılık buluyor. Medeniyet bahsinin iki anahtar kavramı daha var: Adalet ve ahlâk. Siyasî, iktisadî ve askerî manada ne kadar kuvvetli olursak olalım, adalet ve ahlâk sahibi değilsek medenî olamayız.

Bütün bunların bize anlattığı, erdemli bir medeniyet fikridir. Erdemden uzak medeniyet iddiası, insanı barbarlaştırır.

İbrahim Kalın, tabiata da erdem penceresinden bakar. Tabiat ile erdem arasında bağ kurar. Doğaya ve varlık âlemine bakışı, ayet kelimesi üzerindendir: “Ayet kelimesinin hem Kur´an´ın cümlelerini, hem de tabiattaki işaret ve sembolleri ifade ettiğini hatırlatmakta fayda var.” (Sayfa 144) Yine eserden: “Erdemini yitiren insan, tabiatı istimlâk ve sömürü aracı olarak görür, varlık âlemiyle bitip tükenmez bir çatışma içerisine girer.” Böylece yeni bir barbarlık kapısı açılmış olur.

Eserde, şehir hayatı da geniş yer tutuyor. Bilindiği üzere, Medine, şehir anlamına geliyor. Medeniyet şehirlerde doğar ve yaşar. Dolayısıyla: “Medeniyet şehirsiz, şehir de medeniyetsiz olmaz. Şehir hayatının kazanımlarına ve risklerine sahip olmayan bir topluluğun medeniyet kurması mümkün değildir.” İslâm medeniyeti dediğimiz zaman, aklımıza önce şehirler gelir. Sonra marifet ehlinin elinden çıkmış olan edebî, ilmî, mimarî eserler. Barbar Modern Medenî, bu konularla ilgili derinlikli bir kaynak olmuş. Sanat, üslup, hikmet ve güzellik ilmine giriş.

Şehir meselesini düşünürken, karşıma hep aynı soru çıktı: Medeniyet ihya, barbarlık imha etmektir. Peki, modern olmak nedir? Dikkatli bir okuma, sorunun cevabını ortaya çıkaracaktır.

İnancımıza göre, vakit mübarektir. Onu israf edemeyiz. En doğru şekilde değerlendirmek zorundayız.

İbrahim Kalın, onca yoğunluk arasında, vaktin hakkını vermiş görünüyor.

Anahtar Kelimeler: Barbar, Modern, Meden
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Aman avcı vurma beni (30 Ekim 2018 - Salı)
Geçmiş ile gelecek arasında (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
Rahmet ile zahmet arasında (18 Eylül 2018 - Salı)
İzzet bize, zillet size (17 Temmuz 2018 - Salı)
Doğru ve düzgün olmak (10 Temmuz 2018 - Salı)
Anadolu Gençlik Derneği (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Müslüman`ı savunmak (27 Temmuz 2014 - Pazar)
İnsanlar ve Yahudiler (24 Temmuz 2014 - Perşembe)
Kurumuş kalplere (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
Acilen, ihtiyaçtan (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Böyle konuşmamıştık (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Milli duygular (07 Ekim 2010 - Perşembe)
Allah yar ve yardımcımız olsun (04 Temmuz 2010 - Pazar)
Sorun çözülmezse, Türkiye çözülecek (23 Haziran 2010 - Çarşamba)
İslam galip geldi, galip gidecektir (13 Haziran 2010 - Pazar)
İyi ile çok kötü... (13 Haziran 2010 - Pazar)
İnsanlık ölmedi, kalbimizde yaşıyor (13 Haziran 2010 - Pazar)
İsrail’i seven bizden değildir (13 Haziran 2010 - Pazar)
Evime dönmeliyim, kıbleye döner gibi (08 Nisan 2010 - Perşembe)
Lütfen kasaya doğru ilerleyiniz! (08 Nisan 2010 - Perşembe)
Işıklandırma çalışmaları... (08 Nisan 2010 - Perşembe)
Yapılan gökdelen, yıkılan hatır... (21 Şubat 2010 - Pazar)
Nar ağacı narsist olur mu? (21 Şubat 2010 - Pazar)
Devam ediyor, edecek... (28 Ocak 2010 - Perşembe)
Bitmedi, devamı var... (24 Ocak 2010 - Pazar)
Bu ceza size yeter... (08 Ocak 2010 - Cuma)
Eleştiri, eleştirmen... (31 Aralık 2009 - Perşembe)
İnsanın şerefi neresidir? (31 Aralık 2009 - Perşembe)
Sayfa:
Kangallı Şairlerin Dilinden
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.3504
EURO
6.0839
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Fikir sahibi olmaya,mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.

PEYAMİ SAFA
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları