Küfür tek millettir
Tarih: 4.11.2019 19:04:10 / 317okunma / 0yorum
Sabri GÜLTEKİN

“Küresel Haydutlar” çatışma sahası olan Batı Asya´da (Ortadoğu) enerji kaynakları, kara ve deniz ticaret yollarından elde ettikleri haraçları artırmak için var gücüyle saldırıyor. İskenderun Körfezi, Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı üçgeni ve Karadeniz, Hazar Denizi, Aden Körfezi ve Umman Denizi dörtgeni içinde kalan en sıcak çatışma alanlarındaki büyük güçler mücadele veriyor.

ABD´nin Suriye´deki hedefi, Ortadoğu´daki temel hedefinin bir parçası. O temel hedef; Basra´dan Doğu Akdeniz´e kadar bir enerji ve bu bölgede terör koridoru kurmaktı. ABD´nin bu koridora karşı çıkan Türkiye´yi oyalaması sonuç vermedi. Türkiye “kendi göbeğini kendi kesmek” için 9 Ekim´de düğmeye bastı. Barış Pınarı Harekâtı´yla “küresel haydut”ların lideri ABD´nin planlarını bozdu.

“Küresel Haydut”ların hoyratlıkları bitmiyor
Bir taraftan Kudüs´ü İsrail´in başkenti ilan eden, diğer taraftan ise Golan Tepeleri´ni İsrail´in toprağı olarak tanıyan ABD, hoyratça yönettiği savaştan geri atmak zorunda kaldı.

Fakat bölgemizde çok denklemli yeni bir oyun başladı!.. Dün “kimyasal silah var” diyerek Irak´ı işgal edenler, bugün hedefe İran´ı koyarak bir taraftan Körfez´i ablukaya alıp, diğer taraftan ise Doğu Akdeniz´de suları ısıtmaya devam ediyor.

Oluşturulacak dezenformasyon ve manipülasyonlar sayesinde “küresel haydutlar”ın kirli oyunlarında yeni bir safhaya geçeceği aşikâr.

ABD ve İsrail´in Suriye stratejisi, “güvenli bölge” inşa ederek Suriye´yi birden fazla parçaya ayırmaktı.

Sekiz yıldır süren “iç savaş” boyunca Suriye, demografik temelli kontrol alanlarına ayrıldı ve göç dalgasıyla oldukça homojen demografik bölgeler oluşturuldu. Sekiz yılın sonunda Suriye´de Sünniler, Nusayriler, Kürtler ve Dürziler belirli bölgelerde gittikçe homojenleşti.

ABD ve İsrail´de düşünülen aslında son kerte şuydu: Suriye´yi 4´e, Irak´ı 3´e bölmek, ortaya çıkan 7 parçanın bazılarını birleştirilerek 5 yeni devlet oluşturmaktı.

Türkiye´nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtları´yla bölgede hesaplar değişti.

Öyle kirli bir savaşın içindeyiz ki...
Dünyayı attığı tweetlerle yönlendirmeye çalışan Donald Trump, “Bırakın Suriye ve Esad Kürtleri korusun ve kendi toprakları için Türkiye´yle savaşsın...” sözleriyle psikolojik harpta yeni bir evreye geçti.

Dün bizimle Suriye topraklarında devriye atanların ajandalarında hiç şüphesiz “Suriye Cehennemi”nde Beşşar Esed´le Türkiye´yi çatıştırmak ve yeni bir kaos üretmek, arkasından ise uluslararası yaptırım ve ambargolarla köşeye sıkıştırıp “böl, parçala, yönet” planlarını devreye sokmak var.

Öyle kirli bir savaşın içindeyiz ki, asla popülizm yapma lüksümüz yok.
40 bin insanımızı katleden PKK/PYD-YPG tehdidini tamamen ortadan kaldırmak, DEAŞ terörünün yeniden ayağa kalkmasını önlemek ve barış koridoru inşa ederek mültecileri topraklarına döndürmek amacıyla icra edilen Barış Pınarı Harekâtı´yla kirli oyun şimdilik bozuldu!..

 Mehmetçiklerimiz bebek katillerinin peşinde
Kahraman Mehmetçiğimizin Suriye´nin kuzeyine 9 Ekim 2019´da başlattığı Barış Pınarı Harekâtı Suriye Millî Ordusu´nun desteğiyle devam ediyor.

ABD´nin binlerce tır silah desteği sağlayarak palazlandırdığı bebek katili PKK/PYD-YPG´li teröristler, Fırat´ın doğusu ve batısındaki Tel Abyad ve Resulayn, Aynel Arap ve Münbiç´i yakıp yıkarak, hapishanelerdeki DEAŞ´lıları bırakarak, sınır ilçelerimizi bombalayarak kaçıyor. Diğer taraftan ABD, İngiltere ve Fransa sıcak bölgedeki askerlerini çekerek koordinat değişikliğine gidiyor.

Bir taraftan Mehmetçiklerimiz destan yazarken diğer taraftan fitneciler de boş durmuyor.
İttihat Terakki artıkları fitne ateşini körüklemek için ellerindeki silah, kalem ve makamlarla “Ya istiklâl, ya ölüm” diyen Mehmedimize saldırıyorlar.

Sefere çıkmış ordumuzun zafere ulaşmaması, birlik ve dirliğimizin akamete uğraması için bütün imkânlarını seferber ediyorlar.

Yani “son kaleyi içerden çökertmek” için dozajını artırdıkları dezenformasyonla gücümüzü zayıflatmaya çabalıyorlar. Çirkin emellerine ulaşmak için aramızda “canlı bomba” gibi geziyorlar.
Fitneciler eteklerindeki taşları dökmeye başladı
Sömürü düzenini kuranların dişlileri arasında feryat eden mazlumlara kulak tıkayan iki yüzlü batı, “Barış Pınarı Harekâtı” ile bölgeye huzur götürme mücadelesi veren Türkiye´ye diz çökertmek için silah satmamakla, ekonomik yaptırımlarla tehdit ediyor. Avrupa Birliği üyeleri alelacele toplanıp oy birliğiyle kınayıp, Kıbrıs´taki sondaj faaliyetlerinin durdurulması için aba altından sopa gösteriyor.

Bu gelişmelerin hemen öncesinde kendisine makam tevdî edilmiş KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı çıkmış ne diyor: “1974´te biz adına Barış Harekâtı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır.”

Ne kadar tevil edilirse edilsin, düpedüz hadsizlik.
Bu densizin beyanının “Arap Birliği”nin Türkiye´yi “işgalci” olarak tanımlamasından ne farkı var?

Cevabı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın ağzından verelim: “Topunuz bir araya gelseniz bir Türkiye edemezsiniz.”

İsrail´in Filistin´i 1948´de işgal ettiğinde “işgal ve egemenliğe saldırı”nın ne anlama geldiğini bilseydiniz bugün bu coğrafya kan gölüne dönmez, elim hadiseler yaşanmazdı.

İpleri “küresel haydutlar”ın elinde olan zağarlar, sahiplerinin goygoyculuğunu, zangoçluğunu yapmaktan geri durmuyor, durmayacak.

  “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” düsturu üzereyiz
Bir kez daha hatırlatalım; “Biz hak isteyenin hakkını veririz; baş kaldıranın, başını ezeriz!..”
Bu “küresel haydutlar” gayet iyi bilir ki, biz, “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” düsturu ile dünyaya nizam vermiş bir milletiz. Haklı olduğumuz kavgadan asla korkmayız!..

Biz, Anadolu Fatihi Sultan Alparslan, Kudüs´ün şanlı komutanı Selâhaddin Eyyûbî, Söğüt´te ulu bir çınar gibi kök salan Osmancık, çağ kapatıp çağ açan Sultan Fatih, kutsal beldelerin hizmetkârı Hadim-i Haremeyn-i Şerifeyn Yavuz Sultan Selim, batının Muhteşemi doğunun Kanunisi Süleyman, “şehit kanıyla alınan topraklar parayla satılmaz” diyen Cennet Mekân Sultan Abdülhamidiz…

Biz, Eyyûb sabırlı, Yusuf simâlı, koç yiğitler yatağı, cihangirler otağı, âşıklar diyarı, erenler ocağı Anadoluyuz…
Biz, Kafkas, Irak, Filistin ve Sina, Yemen ve Hicaz, İran, Galiçya, Balkan ve Çanakkale Cephelerinde 7 düvele karşı Bedr´in aslanları gibi cihad edenlerin torunlarıyız…

Biz, üstünlüğü takvada arayan Arab, Kürd, Zaza, Laz, Çerkez, Gürcü, Boşnak, Arnavut, Tatar Anadolu´nun bağrında yeşeren mazlumların hâmîsi Türkleriz…
Biz, Filistin, Suriye, Irak, Arakan, sömürü, yoksulluk ve açlığın pençesinde can veren kara kıta Afrikayız…

Biz, “Leküm dîniküm veliyedîn” emri gereği tebasının emniyette olduğu rahmet Peygamberinin Ümmetiyiz…
Biz, bir yanı mağribe diğer yanı maşrıka kök salmış medeniyetlerin beşiği Türkiyeyiz…
Biz, “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir” tevekkülü ile küffar ordusuna galebe çalan bir ecdadın nesliyiz.

Ey Ahmed-i Hani´nin yeşerttiği coğrafyayı çorağa çevirenler, Hacı Bektaş-ı Velî´nin gönüldaşlığına nifak sokanlar, Mevlânâ´nın hoşgörüsüne fitne buluşturanlar bizi bölemeyeceksiniz. “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” ilkemizden vazgeçiremeyeceksiniz.
 “3. Dünya Savaşı”ndan başka bir şey değil
Yeni Küresel Sistem´de hiçbir temsil yetkisi tanınmayan Müslümanlar; artık başta siyonist İsrail ve Amerika olmak üzere, Batı´nın topyekûn “Dönüşüm Projesi”nin hedefinde. İnsanlar, Türkiye´de PKK-FETÖ, Afganistan´da Taliban, Irak´ta el-Kaide, Nijerya´da Boko Haram, Suriye´da DEAŞ terörüyle terbiye(!) edilmeye çalışıldı. Müslüman coğrafya 20. yüzyılı kayıp asır olarak geçirdi. 21. yüzyılda da kayıp edip etmeyeceğini, ayakta kalıp kalmayacağını bu savaş belirleyecek.

İnsan hakları teranesiyle dünyayı sömüren “Haçlı İttifakı”nın açık açık savaş ilân ettiği Müslüman coğrafyada parça parça yaşanan “3. Dünya Savaşı”nda oluk oluk Müslüman kanı akıtılıyor.

Mazlumların umudu olan Türkiye her platformda batının adaletsizliğini haykırdığında, yeni eylemleriyle “küfrün tek millet olduğu”nu ispat ediyorlar.

Ve tarihi yeniden tekerrür ettirmeye çalışıyorlar. 100 küsur yıl önce devreye soktukları sömürü çarklarının eskidiğini görenler yeni yüzyıl için planlarını devreye sokup “böl, parçala, yönet” taktiklerini yeniden devreye sokmak için “Körfez Savaşı”, “Büyük Ortadoğu Projesi” (BOP) ve ardından devreye soktukları “Arap Baharı” ile “Ümmet”e operasyon çekiyorlar.

Açık açık “Hak ile Bâtıl Savaşı” yaşanıyor.
İşte sırf bu yüzden; “Barış Pınarı Harekâtı” bizim bekâ meselemizdir. Rabbimiz kahraman Mehmetçiklerimizin ayaklarına taş değdirmesin, seferini zaferle sonuçlandırsın.







Anahtar Kelimeler: Küfür, millettir
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Âkif´in hayatı cami merkezliydi (15 Ekim 2019 - Salı)
Mehmed Âkif´in doğum yeri neresi? (08 Ekim 2019 - Salı)
İçimizdeki hainler... (24 Eylül 2019 - Salı)
İçimizdeki hainler... (12 Eylül 2019 - Perşembe)
Ümmet bayrama hasret! (13 Ağustos 2019 - Salı)
Azmin doruğundaki yürek Gülseren Gümüş (29 Temmuz 2019 - Pazartesi)
Çağımızın Mus´ab´ı Musa Bangura (24 Temmuz 2019 - Çarşamba)
Ensar-Muhacir hakkı bâki (08 Temmuz 2019 - Pazartesi)
Dostlar beni hatırlasın (01 Temmuz 2019 - Pazartesi)
İlk İnsan Hakları Beyannamesi (11 Haziran 2019 - Salı)
Ahhh o eski Ramazanlar!.. (20 Mayıs 2019 - Pazartesi)
Özgürlük Savaşçısı Muhammed Ali (05 Şubat 2019 - Salı)
İnternet nesli depresyonda (22 Ocak 2019 - Salı)
Hoş geldin Ey Sevgili!.. (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Sarayburnu eski günlerini arıyor (19 Kasım 2018 - Pazartesi)
Biz Osman Bey´in rüyasıyız (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Marka İlçe Kangal (02 Ekim 2018 - Salı)
Medeniyetlerin kalbi Sivas´ta atıyor (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Allah sevgisini ispatlama imtihanı (02 Eylül 2017 - Cumartesi)
KÜFÜR TEK MİLLETTİR (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
YAZICIOĞLU´NUN KEMİKLERİ SIZLIYOR (26 Mart 2017 - Pazar)
"Kanlı mı olacak, kansız mı?" (02 Mart 2017 - Perşembe)
Erbakan´dan hükümete kerhen destek (28 Şubat 2017 - Salı)
Kapitalizmin soytarısı geliyor... (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
Mehmed Akif´e vefasızlık (30 Aralık 2016 - Cuma)
Bir ölür, bin diriliriz (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Halep´te kıyamet yaşanıyor (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Münir Özkul´u nasıl bilirsiniz? (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
İsmaillerimizi kesmeliyiz! (13 Eylül 2016 - Salı)
Hac Arafat´tır (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
Rahmet nehirleri Hicaz´a akıyor (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Ey oruç, tut bizi!.. (06 Haziran 2016 - Pazartesi)
AHİRET YURDUNDA BULUŞTULAR (20 Mayıs 2016 - Cuma)
İstanbul´da şenlik var (10 Nisan 2016 - Pazar)
GÖNÜLLERE DOKUNACAK (01 Nisan 2016 - Cuma)
Çivisi Çıkmış Dünya (20 Mart 2016 - Pazar)
Sevgi gönül cennetinin anahtarıdır (14 Şubat 2016 - Pazar)
Hoş geldin Ey Sevgili!.. (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
Şekerci Han kaderine terk edildi (08 Aralık 2015 - Salı)
YENİ TÜRKİYE ABLUKA ALTINDA (28 Ekim 2015 - Çarşamba)
AYLAN BEBEĞİN FOTOĞRAFI MiZANSENDi! (25 Eylül 2015 - Cuma)
Safları düzeltelim lütfen!.. (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
HA "KIZIL SULTAN" HA RECEP TAYYİP ERDOĞAN! (15 Nisan 2015 - Çarşamba)
Aynı ocaktan ısınan Kalem Efendileri (02 Nisan 2015 - Perşembe)
Mezarlık manzaralı dünya (24 Mart 2015 - Salı)
Ve nihayet 28 Şubat’ın acıları diniyor (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Şehirlerin ruhu, mimarların ufku (13 Şubat 2015 - Cuma)
Yeni yıl efsaneleri (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Dinle ey gönlü gönlüme uyan!.. (25 Aralık 2014 - Perşembe)
“Üst Akıl” gelişmelerden rahatsız (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
En çok kimi seviyorsun?.. (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
SİVAS`IN ULU CAMİLERİ (27 Eylül 2014 - Cumartesi)
STRESİN ŞİFASI KÜLCÜLER’DE (19 Eylül 2014 - Cuma)
The Marmara’da sansür... (05 Ağustos 2014 - Salı)
Oruç, Kur’an ve ibadet ayı Ramazan (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
REYYAN KAPISI ARALANIYOR (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
YERİNİ TUTAR ADAM BULUNAMAYAN VEZİRİÂZAM (25 Haziran 2014 - Çarşamba)
CAMİ İLE TÜRBE ARASINDA İÇKİ SERVİSİ (21 Haziran 2014 - Cumartesi)
ZEYREK’İN GİZEMLİ SIRLARI (10 Haziran 2014 - Salı)
İSTANBUL ÖMRE DEĞER (06 Haziran 2014 - Cuma)
FİLİSTİN’İN ÖZGÜRLÜK TAPULARI (30 Mayıs 2014 - Cuma)
“OKU”MAYI UNUTTUK! (27 Mayıs 2014 - Salı)
Nefessiz mâtem... (21 Mayıs 2014 - Çarşamba)
Ölülerine kıymet vermeyenler... (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Düşlerimizi süsleyen derviş (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
“OKU”MAYI UNUTTUK! (12 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Hz. Peygamberi ağlatan olay (12 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Türkiye kurtlar sofrasında (10 Nisan 2014 - Perşembe)
Başbakan abluka altında (15 Kasım 2013 - Cuma)
Cambaza Bak Cambaza Devrimi (30 Temmuz 2013 - Salı)
İstanbul’un Nadide İncileri: Adalar (30 Temmuz 2013 - Salı)
Fethin Boğaz’daki mührü (07 Mayıs 2013 - Salı)
Yazıcıoğlu hâlâ üşüyor!.. (29 Mart 2013 - Cuma)
Aşkı Nebi ve Zikir Taneleri (07 Şubat 2013 - Perşembe)
Âkif’in kemikleri sızlıyor!.. (03 Ocak 2013 - Perşembe)
Erbakan’la hasbihal (16 Kasım 2012 - Cuma)
Kutsal Yolculuk Başlıyor (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Minarenin alemi yok(oluyor) (29 Ağustos 2012 - Çarşamba)
Neredesin ey Ömer, çık gel artık! (28 Ağustos 2012 - Salı)
Aşk vefa, vefa ise iman ister (11 Nisan 2012 - Çarşamba)
Sevgi ve aşka dair… (22 Şubat 2012 - Çarşamba)
Hoş geldin, manevi iklimin nûru... (12 Ağustos 2011 - Cuma)
Cemaate hasret cami (19 Temmuz 2011 - Salı)
Her şey aslına rucû edecek... (29 Haziran 2011 - Çarşamba)
Âkif`in hâtırası saygı ve ilgiye muhtaç (29 Haziran 2011 - Çarşamba)
`Cihad edilmeyen yerde İslâm yaşamaz` (29 Haziran 2011 - Çarşamba)
Ölümüyle ders veren adam! (10 Mart 2011 - Perşembe)
Kâinatın dirilişi... (21 Nisan 2010 - Çarşamba)
Kâinatın dirilişi... (08 Nisan 2010 - Perşembe)
İki yazar, iki eser (21 Şubat 2010 - Pazar)
Sevgili... (31 Aralık 2009 - Perşembe)
Sayfa:
Kangallı Şairlerin Dilinden
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.7303
EURO
6.3378
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Evlat kokusu, cennet kokusudur.

Hz. Muhammed
Etin pişerken dağılmaması için suyuna birkaç damla sirke koyun. Etin suyunun berrak olması için üstünde oluşan köpüğü bir kevgir ile temizleyin.

Et Yemekleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları