İnsan varsa imkân da vardır
Tarih: 2.12.2019 19:36:36 / 2317okunma / 0yorum
Hüseyin AKIN

Bunu kaç kez yazdım bilmiyorum. Bir kere daha deneyeceğim, belki bu sefer üzerinde düşünen olur. Bir ekonomist ya da bir tıp insanı yahut bir tuhafiyeci olsaydım yine aynı hassasiyete sahip olurdum. Kültür ve edebiyatın içerisinden biri olmamın bu tekerrürle hiçbir ilgisi yok.

Size ne diyorum, müthiş bir kültürel körelme yaşıyoruz ve bu durum bizi gören değil sadece bakan yapıyor. Üstelik baktığımız yer de nazarlarımızdan çekilip gidiyor. Odaklandığımız yer donup kaldığımız noktadır.

Gazeteler okunmuyor neredeyse; bunu anladık. Fakat şu var: İçimizden birisi kalkıp da birilerine “gazete okumayı ihmal etmeyin sakın” diye uyarıda bulunuyor mu hiç? Ya da koltuğunun altındaki gazeteyi çıkarıp da köşe yazılarına gömülüp kalemiyle satırların altlarını çizik çizik eden okuyucular nereye gitti?

Bunu da geçtik; peki, televizyonların “sayın seyircileri”ne ne oldu, kaç zamandır ortalıkta görünmüyorlar? Televizyonların en iyileri bile siyasete odaklandı. Kısır politik heyecanları doyurmak için harcadıkları emeğin onda birini kültür, sanat ve edebiyata harcasalar fena mı olurdu?

Diyelim ki eğitimde sıkıntılar var, aile belirsiz bir noktaya doğru gidiyor, kanallarınızı neden fitnesavar yahut alternatif halk eğitim merkezine dönüştürmüyorsunuz? Televizyon kanallarının sermayeyi kutsayanlarına diyecek bir lafım yok. Onlar yollarını çoktan seçmişler. Ya bir ilke, ülkü ya da dava üzere kurulmuş olan televizyon kanallarına ne demeli?

Ne eğitiminiz ne eğlenceniz ne doğru düzgün dinî yayınınız ne de dinlenceniz var. Estetik, sanat ve edebiyat olmayınca olan şeylerin de bir etkisi olmuyor. Yanık bir ney sesine yaslanmış gidiyorsunuz. Benim uykum geliyor hiç liseli kızın üniversiteli delikanlının gelmez mi?

Tamam anladık bir iki kanalda aynı daireyi sürekli tavaf etseler de kültür-kitap programları var. Lakin bunların da bütüncül bir kültür oluşturacak ne niyetleri ne de mecali var. Zaten kimse kimseye kitap tavsiyesinde falan da bulunmuyor artık. Hem ne olur ne olmaz; kitaplara da güven kalmadı.

Kitap fuarlarındaki durgunluk düşünce dünyamızdaki durgunluğun bir göstergesi. Trajikomik olan kitabın öneminden bahsedip güzellemeler yapanların çoğu kitapla ve okuma ile uzaktan yakından ilgisi olmayan kişiler. Kitapların şöyle gizli ve gizemli bir özelliği var; kendisi ile vakit geçirip tefekküre dalanların nasiyelerine ancak ilgilisinin fark edebileceği imzalar atarlar. Okuyan kişi yüzünden belli olur.

Dergi çıkarma imkânlarının düne göre bir hayli arttığı günümüzde dergilerin kapanma hızı açılma hızını çoktan sollamış. Özellikle sermaye destekli dergilerin tirajında büyük düşüşler var. Öyle dergi sayfalarının konuşulduğu gündemlere de tanık olmuyoruz.

Açılma ve kapanma döneminde yaşıyoruz. Dikkat edin; değişme ve gelişme süreçleri yok hiçbir yayının. Kültür, sanat ve edebiyat ödülleri de canlandırmaya yetmiyor kültür gündemini. Kültür denilince sadece etkinlikler geliyor aklımıza. Oturmamızı kalkmamızı, yememizi içmemizi, tavırlarımızı ve davranışlarımızı özümüze ve yaşadığımız şehrin birikimine uygun şekilde değiştirip geliştirecek bir kültürden bahsediyorum. Bunu sağlamanın yolu da elimizdeki enstrümanları doğru kullanmaktan geçiyor.

Sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere kendini toplum nezdinde sorumlu addeden bütün kuruluş ve kişiler çevre, insan ve zaman bağlamında “toplam kalite” standardı geliştirmelidirler. “Dün yoktu bugün var” tesellisinden ziyade “bugün olan dünkünden daha güzel ve daha verimli” noktasında buluşmak gerekiyor.. //28 Kasım 2019 tarihli  milli gazete iktibasıdır.//





Anahtar Kelimeler: İnsan, varsa, vardır
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İşte bunlar okumanın zararları (09 Ekim 2018 - Salı)
İçinden hiç yazmak gelmeyenlere (02 Ekim 2018 - Salı)
Din kültürü öğretmeni kriterleri (18 Eylül 2018 - Salı)
Yeni Bir Menemen Vakası (04 Eylül 2018 - Salı)
Eğitimin tek aktörü öğretmen (14 Ağustos 2018 - Salı)
Aile nereye gidiyor? (17 Temmuz 2018 - Salı)
Eğitime dair tekrarlar (10 Temmuz 2018 - Salı)
Nuri Pakdil ustayı rahat bırakalım (01 Mayıs 2015 - Cuma)
Kan Ter ve Şalter (03 Nisan 2015 - Cuma)
Ortada Kuyu Var Yanmadan Geç (27 Mart 2015 - Cuma)
Diyanetin Bu Mu Dünya? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Tespitçi Dükkânı (23 Ocak 2015 - Cuma)
Sayfa:
Kangallı Şairlerin Dilinden
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.4346
EURO
7.0896
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi ?yapmam? dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.

Hz. Muhammed
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları