Kangallı Aşık Derdimend´in Şiirleri Kitaplaştırıldı

Asıl adı Fatma Oflaz olan ve şiirlerini ?Derdimend´ mahlasıyla yazan ülkemizin önemli halk şairlerinden Aşık Derdimend´in hayatı ve şiirleri nihayet kitaplaştırıldı. Kangal Belediyesi kültür yayınları olarak Doğan Kaya / Serhat Sabri Yılmaz imzasıyla

Aşık Derdimend´in kaybolmaya yada unutulmaya yüz tutmuş şiirlerini derleyip toplayan torunu Hasan Oflaz´ın önemli gayretleriyle ortaya çıkan kitap Kangal Belediyesinin en önemli hizmeti olarak ilçe tarihine geçmiş oldu.

Dağıtım ve satışı Kangal Genç Bilge kitabevi tarafından yapılan kitapta daha önce bir kısmı İbrahim Arslanoğlu tarafından toparlanmaya çalışılan Aşık Derdimendin şimdiye kadar hiç bir yerde yayınlanmamış çok sayıda şiiri ve hayatından belli kesitlere de yer verilmiş.

Şiirlerini bu sayfadan sıkça paylaştığımız ilçemizin önemli değerlerinden Aşık Derdimend için yapılan bu çalışmada emeği geçenleri gazete olarak tebrik ediyor benzer çalışmaların devamını temenni ediyoruz.

Aşık Derdimend (Fatma Oflaz)
1894-1980 arasında Kangal´da yaşayan Aşık Derdimend´in asıl adı Fatma Oflaz´dır. Okula gitme imkanı bulamadı.
    
Çocukluğu yokluk ve sıkıntıyla geçti. 13 yaşlarındayken hastalandı ve aylarca yataktan kalkamadı. Aynı dönemde rüyasında, kendisine çorba getiren aksakallı iki adam gördü. Çorbayı içerse iyi olacağını söylediler. Fakat çorbayı içemeden uyandı. Ancak uyandığında tamamen iyileşmişti.
    
Tüm şiirlerini doğaçlama söylemesine karşın çok düzgün, hece ve uyak açısından iyi örnekler veren Aşık

Derdimend´in yaklaşık 60 yaşına dek söylediği şiirlerin tümü ya unutulmuş ya da hiç kaydedilmediğinden kimse tarafından bilinmemektedir.
    
Şiirlerinde değişik konuları dile getiren Derdimend, yaşamının son günlerine dek şiir söylemeyi sürdürdü.

    Bilmem Neye Küstü Neye İncindi
Bilmem neye küstü neden incindi
Ya niçin şansına darıldı gönül
 Halbuki hatanın sahibi kendi
 Ne sebep hizadan ayrıldı gönül

    Gahi rüzgar gibi esip dolaşır
    Gahi şahin gibi baza ulaşır
    Gahi turnalarla çölde eğleşir
    Çırpına çırpına yoruldu gönül
    
Gahi savran olup çekiyor katar
Gahi tüccar olup kumaşlar satar
Gahi garip mihman hanlarda yatar
Gahi dem gözlere hor oldu gönül

       
    Gahi duçar olur türlü hallere
    Gahi derdin ifşa eder ellere
    Gahi türap olur iner yollara
    Gahi sırça olup kırıldı gönül

Gahi pervanesiz tutuşup yanar
Gahi şimşek gibi havada döner
Gahi bülbül olup dallara konar
Gahi dikenlere sarıldı gönül

    Derdimend der hülasasın dinliyor
    Çile ıstırabın ancak önlüyor
    Ah çekip de derin derin inliyor
    Herhal sinesinden vuruldu gönül
                        ***
          
       Gönül Irak Eyle Kalbini
    Gönül ırak eyle kalbini gamdan
    Garipsin halinden anlayan olmaz
    Vardığın mecliste lal ü sükut ol
    Söylesen cevabın dinleyen olmaz

Alemde derdine bulunmaz çare
Ne sebepten yarsın beyhude nare
Bezirgan olup da gayri diyare
Çeksen katarını eğleyen olmaz

    Başına geleni bil ki Mevla´dan
    Saklasın cümleyi cümle beladan
    Bağrın yere verip çağlayıp giden
    Su olsan bendini bağlayan olmaz

Daima bu mihnet kalır mı böyle
Kalpler her dem mahzun olur mu böyle
Suyu havası hoş olsan bir yayla
Kurup çadırını yaylayan olmaz

    Derdimend´im çok felaket başında
    Koymasın kimseyi gönül kışında
    Sefil baykuş mezarının başında
    Ötse de ah deyip ağlayan olmaz
              Kangallı Aşık Derdimend