Alemlere Rahmet Olarak Gönderildi

Kangal Müftüsü Muttalip KARATAŞ, yarın gece idrak edeceğimiz  Mevlid Kandili vesilesiyle bir mesaj yayınladı.

Kangal Müftüsü Muttalip KARATAŞ, yarın gece idrak edeceğimiz  Mevlid Kandili vesilesiyle bir mesaj yayınladı. Alemlere rahmet elçisi olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) ‘in doğumunun insanlık tarihinin en  önemli olayı olduğunu belirten Karataş mesajında şu ifadelere yer verdi.

Rabbimiz’in Kur’an-ı Kerim’de “yüce bir ahlak üzere” olduğunu belirttiği ve tüm insanlara rahmet elçisi olarak gönderdiği peygamberlik zincirinin son halkası olan Peygamberimiz (sav) ‘in hicri takvime göre doğumu vesilesiyle kutlayageldiğimz Mevlid Kandili’ni 28 Ekim Çarşamba gününü Perşembe’ye bağlayan gece idrak edeceğiz.

Kisranın sarayında on dört sütunun yıkılması, Mecusilerin ateşlerinin sönmesi ve Sava gölünün kuruması gibi yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çünkü onun dünyaya geldiği dönemde, insanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuş, ahlak tamamen kokuşmuştu. Kadınlar esir muamelesi görüyor, bir eşya gibi alınıp satılıyor, kız çocukları acımasızca diri diri toprağa gömülüyordu. Dünyada insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey olan huzur, can ve mal güvenliği kalmış gibiydi. Dünyanın birçok köşesi kanlı boğuşmalara sahne oluyordu. Cihanın ıslahı bir peygamberin gönderilmesine muhtaçtı. Bütün ümitler, Yahudi ve Hristiyan dinlerinin müjdelediği (saf, 6) ahir zaman peygamberine yönelmişti. Bütün dünya karanlıklar içinde, bu kurtarıcının gelmesini dört gözle bekliyordu. 
İstiklal şairi Mehmet Akif ERSOY “Bir gece” adlı şiirinde bu durumu şöyle tasvir eder:
Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi, Kumdan ayın on dördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lakin, o ne hüsrandı ki; hissetmedi gözler, Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi;
Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kere de mâmûre-i dünya, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi. Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!  

İşte Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) böyle bir zamanda dünyaya gelmişti. Bu gecenin sabahı gerçekten nurlu bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususu Kerim Kitabımız şöyle anlatır: “İçlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki onlar önceleri apaçık bir sapıklık içindeydiler.”(Âl-i İmrân,164)

Peygamberimize hitaben Kur’an-ı Kerim’de: “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 107) buyurulmuştur. Sevgili Peygamberimiz de kendisinin rahmet Peygamberi olduğunu belirtmiş ve bu rahmetiyle 23 yıllık peygamberlik dönemi boyunca putperestliğin yerine tevhidi, zulmun yerine adâleti, düşmanlığın yerine kardeşliği, sürtüşmenin yerine dayanışmayı getirme gayreti içinde olmuştur. Doğruluk, Nezaket, güvenirlilik, adâlet, hoşgörü ve cömertlik gibi ahlâkî davranışlarıyla insanlara örnek olmuştur.

Buna karşılık; kan davası, gasp, soygun, şiddet, intikam, kin beslemek, içki, kumar, hırsızlık, yetim malı yemek, yalan, gıybet, çekememezlik, koğuculuk gibi fert ve toplumun huzurunu bozan davranışlarla mücadele etmiştir. Sevgili Peygamberimizin mücadelesi sonrası, vahyin ışığında barış ve huzurun hâkim olduğu yepyeni bir toplum oluşmuştur.
“Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her türlü kötülükten arındıran, size Kitabı ve Hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.” (Bakara, 151) ayet-i kerimesinin açıkça dile getirdiği gibi, ilâhî hitabı bizlerle buluşturan Rahmet Elçisi (sav), aynı zamanda o kelamı bize açıklamış ve onun hayat veren mesajını bizzat yaşayarak bizlere aktarmıştır. Kur’an ve bütün ahlaki erdemleri şahsında toplayan Hz. Peygamber, tüm insanlığa bir kurtuluş ve diriliş çağrısı yapmıştır. İşte Mevlid Kandili ve diğer mübarek gün ve geceler, bu çağrıyı gönlümüzde, zihnimizde diri ve canlı tutmak adına fırsat günleridir.
Dünyanın sanal ve geçiçi meşgalelerinin ve sonu gelmez heveslerinin bütün hayatımızı ve geleceğimizi ipotek altına aldığı modern dönemde, Rabbimizin rahmet yüklü mesajı Kur’an-ı Kerim’i ve âlemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamberimiz (sav)’in Sünnetini daha iyi anlamaya, bunun için de gönlümüzü Kur’an’a açmaya ve Efendimizin örnek hayatını ve ahlakını rehber edinmeye ne kadar çok ihtiyacımız var.

Diyanet İşleri Başkanlığımız, bu yıl Mevlid-i Nebi Haftasının temasını “Peygamberimiz ve Çocuk” olarak belirlemiştir. Bu vesileyle Kur’an’la ve Peygamberimiz (sav)’in Sünneti ile buluşalım, onları evimize misafir edelim, Peygamber Efendimizi daha yakından tanıyalım, çocuklarımızı onun sevgisiyle yetiştirelim ve bilhassa çocuklarla iletişimini yeniden hatırlayalım. Göz nurumuz olan evlatlarımızı bu gece ellerinden tutarak camilere götürelim.

Bu duygu ve temennilerle, Sevgili Peygamberimizin dünyayı şereflendirmesinin yıldönümü olan Mevlid Kandilinin bütün insanlığa rahmet, huzur, sağlık ve afiyet getirmesini, O’nu ve insanlığa getirdiği en büyük hediye olan Kur’an’ı yakından tanımamıza ve çağrısı etrafında birleşmemize vesile olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ederim.